
Dünyanın en büyük içecek şirketi Coca-Cola'nın Üst Yöneticisi (CEO) Muhtar Kent, bu kez şirketin zirvesine tırmandı ve yönetim kurulu başkanı oldu. Muhtar Kent (56), yönetim kurulu üyelerinin seçimiyle, Coca-Cola'nın eski yönetim kurulu başkanı Neville Isdell'in (65) yerini aldı. Şirketin Üst Yöneticiliğine Temmuz ayında getirilen Kent, dün yeniden başkan ve Üst Yönetici olarak da seçildi. Kent, yıllık toplantıda, küresel durgunluğa karşın şirketin pazar payını artırmayı başarabileceklerini söyledi.
hurriyet.com.tr Mutar Kent kimdir?
Muhtar Kent, (d. 1953 New York ABD), Türk işadamı.
Babası Necdet Kent dönemin Türkiye Başkonsolosuydu. Tarsus Amerikan Koleji'ni bitirdi. İngiltere Hull Üniversitesi Ekonomi bölümünü bitirdi. 1978 yılında Coca Cola'ya girdi. 1999 yılına kadar bu şirkette çeşitli görevlerde bulundu. 1999 ile 2005 yıllar arasında Efes Pilsen grubunda görev aldı. 2005 yılında Coca Cola Kuzey Asya, Avrasya ve Orta doğu grup başkanı oldu. 1 Temmuz 2008 itibariyle Coca Cola'nın CEO'su görevine atanmıştır.Ve 23 Nisan 2009 tarihinde Coca Cola'nın Atlanta Merkezinde yapılan Yönetim Kurulu Başkanı secimlerinde kurul üyelerinin oylarıyla Coca-Cola'nın eski yönetim kurulu başkanı Neville Isdell'in (65) yerini alarak Coca-Cola 'nın Yönetim Kurulu Başkanı Oldu.
wikipedia

Süper nine 83 yaşında olmasına rağmen yaptığı jimnastik hareketleriyle dünyayı şaşırtıyor. Hergün disiplinli bir şekilde spor yapmanın insanı nasıl dinç tuttuğuna en iyi örnek 83 yaşındaki süper nine Bette Calman. 40 yıldır yoga öğretmenliği yapan Bette Calman neredeyse bir asrı devirmesine rağmen hala iki eli üzerinde havada durabiliyor, kafa üstü amuda çıkabiliyor. Avustralya'nın güneyindeki Willimastown kentinde yaşayan Bette Calman formunu korumasını hergün disiplinli şekilde yoga yapmasına bağlıyor. Yaşıtları ağrılardan şikayet ederek yerlerinde kalkmazken, o torunlarını bile utandıracak derecede sportif olduğunu gösteriyor. Yaşlı kadın sadece iki eli üzerinde dakikalarca durabiliyor.
hurriyet.com.tr

Hollanda'da, Güvenlik ve Araştırma Konseyinin, THY'ye ait uçağın şubatta Shiphool havaalanına inişi sırasında yaptığı kazadan hemen sonra, kurtarma işlemleri sürerken çalışmalarına başlaması tepkiye neden oldu. Kazadan sonra kurtarma ve yardım çalışmalarını koordine etmekle görevli Emniyet Amiri Ben van Mierlo, üst düzey polis memurlarının bağlı olduğu sendikanın (VMHP) aylık dergisinde yayımlanan yazısında, "THY uçağının düşmesinin ardından, daha cesetler uçaktan çıkarılmadan Araştırma Konseyinin kara kutuyu almak ve kazanın muhtemel nedenine ilişkin bir açıklama sunmak istemesinin, 'felaketten sonra felaket' olduğunu belirtti. "Kazadan sonra yardım ekiplerinin ve gazetecilerin olay yerine çok hızlı bir şekilde ulaştığını, ancak aynı anda ve aynı hızla Araştırma Konseyi yetkililerinin de geldiğini" ifade eden Van Mierlo, Araştırma Komisyonunu, "sahip olduğu güç ve yetkiyi kullanarak, kamuoyunun merakını gidermeye yönelik güç gösterisinde bulunmakla" suçladı. Van Mierlo, "bu tür felaketlerde birinci önceliğin, kaza kurbanlarına en profesyonel ve en hızlı şekilde ulaşarak, onlara yardım etmek olması gerektiğini, kaza nedeninin ortaya çıkarılması gibi diğer çalışmaların ikinci planda geldiğini" kaydetti. Van Mierlo, kendilerinin öncelikle kurbanlara en hızlı ve etkili yardımı sunmaya çalışırken, Araştırma Konseyinin olay yerinde çalışma yapmasının iletişim kopukluklarına yol açtığını belirtti. Bu arada Araştırma Konseyi Sözcüsü, yazıdaki eleştirilere yanıt vermek istemedi, her polis ya da yardım görevlisinin Araştırma Konseyinin yetkilerini bilemeyeceğini belirtmekle yetindi. 135 kişinin bulunduğu, İstanbul-Amsterdam seferini yapan Tekirdağ uçağı, Schiphol havaalanına inişe geçtiği sırada tarlaya düşmüş, kazada 9 kişi ölmüş, yaklaşık 100 kişi yaralanmıştı. Kazadan yaklaşık bir hafta sonra kara kutudan alınan ilk verilere dayanılarak yapılan açıklamada, uçağın hız yükseklik göstergelerinden birinde meydana gelen arızaya bağlı olarak hızla irtifa kaybederek düştüğü belirtilmişti.
hurriyet.com.tr